Hayal kurmak

Uçmayı hayal etmeseydik, bir yerden bir yere daha hızlı varmayı? Denizlerin, okyanusların, dağların ardında ne olduğunu hayal etmeseydik? Düşünün, sadece bir kere karanlığın ardında ne olduğunu hayal etmeseydik?

Hayal kurmak sınırsız bir özgürlük alanı yaratır. Bazen öylesine güçlü olur ki hayal kurmanın yarattığı hissiyat, insan kendine gelmekten, hayal kurduğunu fark etmekten ve anın gerçeğine dönmekten korkar. İnsanlık tarihine dair bir gelişimden bahsedecek isek, başat rolü hayal kurmanın oynadığını söylemek zorundayız. Ne olmuşsa hayal kurabildiğimiz için ve hayal kurabildiğimiz oranda olmuştur. Uçmayı hayal etmeseydik, bir yerden bir yere daha hızlı varmayı? Denizlerin, okyanusların, dağların ardında ne olduğunu hayal etmeseydik? Düşünün, sadece bir kere karanlığın ardında ne olduğunu hayal etmeseydik?

Hayalin kolektif kurulan hali de, kişiye indirgenmiş mikro hali de neredeyse aynı kudrete sahip. Bazen hayallerimizi geçmişte kurulanlarla denkleştiremiyor olabiliriz. Ama taşınan öyle güçlü bir dinamizm ki anlamını hiç yitirmiyor.

Bir mülteci olarak doğup büyüdüğüm topraklara dönebilmenin hayalini kuruyorum. ‘Yıllar geçti ve fakat buradayım’ diyebilmek istiyorum. İlk bira içtiğim tepenin başında, en az bir kez daha bira içebileyim istiyorum. İlk sigara tüttürdüğüm meydanda, bir sigara daha içebilmek istiyorum. Doğduğum evi bir kez daha görebilmek istiyorum. Mekanla koparılamaz bağlar kurmama vesile olan şehri, boydan boya bir kez daha adımlamak istiyorum. Burnumda tütüveren, her gün rüyalarıma giren sevdiklerime doya doya sarılabilmek istiyorum.

Tarih tekerrür etmesin istiyorum. Milyonlarca insanın iradesi siyasi partiler kapatılmasın istiyorum. Vekillikleri düşürülen milletvekilleri yaka paça gözaltı araçlarına bindirilmesin istiyorum. Kadın cinayetlerinin gündelik bir ikinci sayfa vakıası haline geldiği memleketimde, İstanbul Sözleşmesi'nden çıkılmasın istiyorum. Irkçı, tekçi, dışlayıcı bir metnin okullarda, el kadar bebelere ezberletilmesinin artık bir anlama mazhar olmamasını istiyorum. Savaş çığırtkanlığının, kirli savaşın yedi düvelce lanet okunacak bir suç olması gerektiğini düşünüyorum. Hemen yarın barış yaygarasının koparılmasını istiyorum. Açlık, yoksulluk, yokluk evlerimizden ırak olsun istiyorum. Bir lubunya, yüreği ağzına gelmeden, her dakika ecel terleri dökmeden yaşayabilsin istiyorum. Kimse hiç istemediği bir yerde, hiç istemediği bir hayatı yaşamak zorunda kalmasın istıyorum. Dilda ve Delal babalarına kavuşşsun istiyorum. Başak ile Selahattin Amed’deki evlerinin balkonunda, leziz bir Kürt kahvesi içtikten sonra doya doya birbirlerinin gözlerinin içine bakabilsinler istiyorum. Ege Denizi'nde karşıya geçmeye çalışırken kimsecikler boğulmasın istiyorum. Selçuk Kozağaçlı mahpustan çıksın ve tüm ihtişamı ile yeniden en sevdiği yerlere, sokaklara dönsün istiyorum. Bir yandan da iltica ettiğim bu devlet bana verdiği oturum hakkını, bekleyen tüm arkadaşlarıma versin istiyorum. Kimse iltica etmek zorunda kalmasın ama zorunda kalanlar da böylesine sürüncemede bırakılmasın istiyorum. Canımdan öte canlarım güzelim yeğenlerim ve tüm çocuklar, tüm bu tartışmalar hiç yaşanmamış gibi büyüsünler istiyorum. Dünya onlar için muhteşem bir yer olsun istiyorum. Belki kafam çok karışık ama iyiye dair ne varsa onu istiyorum.

Hayal kurarak ilerledi insanlık. Hayal kurarak değiştirdi tonlarca şeyi.

Tarihin başından bu yana muktedir, bir tek hayal kurmayı engelleyemedi. Kılıcıyla, idam sehpalarıyla, topuyla, tüfeğiyle hayal kurana etmediğini bırakmadı belki ama hayallere zırnık dokunamadı. Ne denli değişse, farklılaşsa, büyüse, çoğalsa da, insanlık ile yaşıttır hayaller.

Lafın özü, hiçbir kudret sahibi kurulan hayaller karşısında kendini koruyamadı. Bugün değilse yarın, hemen şimdi değilse az sonra, o hayaller geldi zalimin yakasına yapışıverdi. Yalnız yakasına yapışmak da değil üstelik, mazlumun hayali zalimi tarumar etmeye de her daim yetti. Şimdi kim kime neyin cakasını satıyor. Epi topu ömrünüz kadar bir vadenin planı elinizde diye, milyonluk hayallerimizi gaspedebileceğinizi mi sandınız. Vallahi yok öyle yağma. En en en kötüsü mezarınıza tükürür iyiye dair hayallleri olan herkes. Bundan ötürü kendinizi galip sanmayın sakın. Hayaller sürer. Daha güzeli ise; hayaller yener.