Gelecekte sokaklarımızı ‘genetiği değiştirilmiş ağaçlar’ aydınlatabilir!

Genetiği Değiştirilmiş Organizmalar sürekli olarak “besin” çerçevesinde değerlendirilip lanetlense de, son asrın en büyük buluşlarından birisi olarak değerlendiriliyor. Çünkü evrim sürecinin uzun ve zahmetli işlemlerini beklemeksizin, genlerle oynayarak canlıları istediğimiz şekillerde manipüle edebileceğiz.

Gelecekte yol kenarlarında sokak lambaları yerine ışık saçan ağaçlar görebiliriz… Ya da belki hava kararmaya başladığında evimizde ışıkları açmak yerine, kitabımızı masamızın üzerindeki bir bitkinin yaydığı ışığın yanında okuyabiliriz.

Genetiği Değiştirilmiş Organizmalar (GDO) sürekli olarak “besin” çerçevesinde değerlendirilip lanetlense de, son asrın en büyük buluşlarından birisi olarak değerlendiriliyor. Çünkü evrim sürecinin uzun ve zahmetli işlemlerini beklemeksizin, genlerle oynayarak canlıları istediğimiz şekillerde manipüle edebileceğiz. Elbette bu etik birçok sorunu doğuruyor olsa da, bunu yapabiliyor olmak bilimin müthiş zaferlerinden birisi olarak görülebilir. Ve yine elbette ki, her bilimsel keşifte olduğu gibi, GDO da iyi niyetli de kullanılabilir, kötü niyetli de...

Bu yazıda, iyi niyetli ve harika örneklerinden birini göreceğiz.

Daha önceden akıllı ve interaktif otoyollar ile isli havayı temizleyen parklar gibi projelerin yaratıcısı Hollandalı tasarımcı Daan Roosegaarde ve ekibi bu defa dikkatlerini biyoaydınlanır (biyolüminesan, kendiliğinden biyolojik olarak ışık saçan) denizanalarına ve bakterilere çevirdiler. Bunların ışık üretici bileşenleriyle bitkileri birleştirerek sokakları geceleri ışıldayan bitkilerle aydınlatmayı hedefliyorlar. Karanlıkta ışıldayan bitki konsepti aslında bir süredir bulunuyor. Cambridge Üniversitesi’nden bir ekip ateş böceklerinin ve Vibrio fischeri türü bakterilerin genlerini değiştirerek ışık üretici enzimleri katlayarak arttırdılar ve bunları genomların içerisine yerleştirmeyi başardılar. Bunlara, BioBricks (biyotuğlalar) adını verdiler. Bir diğer bilimsel kampanya dâhilinde elektrik kullanmadan, parıldayan bitkileri kullanma projesi maddi destek almayı başardı. Ağustos 2014’ün başlarındaysa, alglerden üretilecek enerjiyi kullanan sokak lambalarıyla ilgili haberler yapıldı. Bu sokak lambaları, alglerin gündüz fotosentez ile elde ettikleri enerjiyi depolayarak geceleri aydınlatma sağlıyor. Açık bir şekilde, bu konuya olan ilgi yoğun.

Roosegaarde, Dezeen dergisine şöyle söylüyor: “Bir denizanası okyanusun derinliklerindeyken kendi ışığını üretir. Bir pile, güneş paneline ya da elektrik faturasına sahip değildir. Bunu tamamen kendiliğinden yapar. “

Bundan ne öğrenebiliriz?

Bu fikir onu Stony Brook New York Üniversitesi’nden Alexander Krichevsky’e yöneltti. Krichevsky, Bioglow (biyoışıldama) adı altında bir teknoloji şirketi kurmuştu ve otomatik olarak ışık veren (otolüminesan) bitkiler üzerine 2010 yılında PLOS One dergisinde yayımlanan araştırmadan yola çıkarak ticari ürünler üretmeye çalışıyordu. Lusiferaz enzimi çeşitli organizmalarda ışık veren tepkimeleri tetikler. Işık saçan bakterilerin ışık saçma işlemi lux adı verilen bir operon ile sağlanır. Dolayısıyla ekip, bildiğimiz Nicotiana tabacum türü bitkilerden iki soy hattı üretti ve Photobacterium leiognathi bakterilerinden alınan lux operonunu bunlara aktardı. Sonuç olarak bitkiler lusiferaz enzimini ve onların malzemesi olan lusiferin kimyasalanı üretebiliyordu. 2014’ün başlarında bu ekip, Starlight Avatar (Yıldız Işığı Avatarı) isimli bitkiyi piyasaya sürdüler.

Roosegaarde da Krichevsky ile işbirliği yaparak bu bitkilerden bir dizi kullanmak suretiyle biyolüminesan ağaçlar gibi görünebilecek çok daha kapsamlı bir proje üzerinde çalışmaya başladı.

Roosegaarde bunu şöyle anlatıyor: “Demek istediğim şu ki, hadi ama, yapmayın... Enerji açısından nötr olan ama aynı zamanda inanılmaz şekilde şairane olacak olan bu yapıları görmek harika olacak.”

Roosegaarde Stüdyosu, genetiği değiştirilmiş organizmalar haricinde aynı zamanda genetiğe müdahale etmeyen yöntemler üzerine de bir projeye sahip. Glowing Nature, yani Doğayı Işıldatmak adını verdikleri bu projede ışık saçan mantarlara odaklanıyorlar ve ağaçların üstünü “biyolojik boya” denen bir kimyasalla kaplayarak geceleri ışıldamasını sağlamayı hedefliyorlar.

Öne çıkan haberler!