İsveç, IŞİD kamplarındaki vatandaşlarını kabul etmiyor

İsveç’te El Hol Kampı’nda bulunan 20 civarında kadın ve yaklaşık 30 çocuğun ülkeye getirilmesiyle ilgili tartışmalar sürüyor.

Gazete İsveç - Avrupa ülkeleri arasında IŞİD’e katılımın en fazla olduğu belirtilen İsveç, IŞİD saflarında bulunmuş ve şu anda kamplarda tutulan İsveçli kadınları ve çocuklarını geri almayı reddediyor. Birleşmiş Milletler’in konu hakkında çağrıda bulunarak harekete geçmesini istediği İsveç’e, ülkedeki Çocuk Esirgeme Kurumu da tepki gösterdi.

IŞİD’in Suriye ve Irak’taki saldırılarının başlamasının ardından yaklaşık 300 İsveçlinin IŞİD saflarına katıldığı ve savaş boyunca bunlardan 50’sinin yaşamını yitirdiği, 150’sinin ise ülkeye geri döndüğü bildiriliyor. IŞİD saflarında yer almış İsveçlilerden yaklaşık 15 kişinin de Suriye Demokratik Güçleri’nin (SGD) denetimindeki hapishanelerde tutulduğu aktarılıyor.

ANF’de Murat Kuseyri imzalı haberde, İsveç’te El Hol Kampı’nda bulunan 20 civarında kadın ve yaklaşık 30 çocuğun ülkeye getirilmesiyle ilgili tartışmalar sürüyor.

Şubat ayında Birleşmiş Milletler (BM), El Hol ve Roj kamplarında vatandaşları bulunan ve aralarında İsveç'in de bulunduğu 57 ülkeye mektup yollayarak vatandaşlarını almalarını istemişti. BM, vatandaşlarını almayı reddeden İsveç'i 'utanç listesi'ne eklemiş ve insan haklarını güvence altına alan uluslararası sözleşmeleri ihlal etmekle suçlamıştı.

İSVEÇ: HEDEFİMİZ ÇOCUKLARI GERİ GETİRMEKTİR

Geçtiğimiz günlerde BM mektubunu yanıtlayan İsveç Dışişleri Bakanlığı, hükümetin soruna en yüksek derecede öncelik verdiğini ve soruna çözüm getirmek için elinden gelen her şeyi yapacağını ancak yasalara aykırı davranamayacağını açıkladı. Dışişleri Bakanlığı Hukuk Şefi Carl Magnus Nesser'in imzasının olduğu mektupta, “İsveç'le ilişkisi olan çocuklar söz konusu olduğunda hedefimiz onları İsveç'e getirmektir” denilerek çocuklara vurgu yapılarak, İsveç'in vatandaşı olan annelerini getirme yükümlülüğü olmadığı öne sürüldü.

Rojava Özerk Yönetimi, daha önce birçok kez çocukları annelerinden ayırmanın insanlık dışı olduğunu ve bu nedenle de çocukları annelerinden ayırıp İsveç'e göndermelerinin söz konusu olamayacağını İsveç hükümetine iletmişti. Bu açıklamalara karşın İsveç hükümeti ise, kadınların çocuklarının İsveç'e getirilmelerine izin verilmesi halinde sorunun çözüleceğini savunuyor.

Birleşmiş Milletler'e yollanan mektupta, İsveç topraklarında olmayan vatandaşlarına devletin müdahale etme hakkının olmadığı ifade edilerek, “İsveç devletinin kontrolünün olmadığı bir durumda önlem alması akılcı değil” deniliyor.

“ÇOK KAYGILIYIM”

İsveç hükümetinin kendi vatandaşlarına ve çocuklara bazı gerekçeler öne sürerek sahip çıkmamasına insan ve çocuk hakları örgütleri tepkili. Haber ajansı TT'ye açıklama yapan Çocuk Esirgeme Kurumu gözlemcisi Jeo Bergeå,  “İsveç, Birleşmiş Milletler'den farkı bir değerlendirme yapıyor ve yanlış tarafta bulunuyor. Şaşkın değilim ama çok kaygılıyım” diyerek İsveç'in tutumuna tepki gösterdi.

Çocukları annelerinden ayırmanın hukuki olarak da imkânsız olacağına vurgu yapan Bergeå, “Çocukların sorumluluklarını almamak uygun değil. Çocuklar söz konusu olduğunda iyi bir imajımız var, Birleşmiş Milletleri dinlemeliyiz” ifadelerini kullanıyor.

“EL HOL KAMP DEĞİL HALİFELİKTİR”

Güney Kürdistanlı Gazeteci Khabat Abas, birçok kez El Hol ve Roj kamplarını ziyaret ettikten sonra izlenimlerini kamuoyuyla paylaştı. İsveç Devlet Televizyonu'nun (SVT) konu hakkındaki sorularını yanıtlayan Abas, “El Hol kamp değil bir halifeliktir” diyor.

Kamptaki IŞİD'li kadınların diğer kadınların IŞİD'in koyduğu kurallara uymalarını sağlamak için kendi güvenlik güçlerini kurduklarını, devriye gezdiklerini ve kuralları çiğneyen kadınları cezalandırıldıklarını söyleyen Abas, kamptaki durumu, “Pek çoğu öldürülüyor, bazen bu kişilere öldürülmeden önce işkence yapılıyor” sözleriyle anlatıyor. Kampa çok miktarda para girişinden sonra ateşli silahların da çoğaldığına dikkat çeken Abas şunu ekliyor: “Son 3 ay içinde kaç kişiye ateş edildiğini hatırlayamıyorum.”